TCK m. 220/7'de düzenlenen örgüte yardım suçunun manevi unsuru, Yargıtay içtihatları ışığında nasıl şekillenmektedir? Genel kast yeterli midir, yoksa özel bir saik aranmakta mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24880

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 05.07.2019 tarihli, 2019/521 E. sayılı kararında da belirtildiği üzere, örgüte yardım suçunun (TCK m. 220/7) manevi unsuru için genel kast yeterli değildir; bu suç özel kast ile işlenebilen bir suçtur. Bu özel kast, 'failin örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlamak kastı ile hareket etmesi' olarak tanımlanır. Bu bağlamda manevi unsurun oluşması için şu koşulların bir arada bulunması gerekir: 1. **Bilme Unsuru (Doğrudan Kast):** Fail, yardım ettiği yapının suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğunu 'bilerek' hareket etmelidir. Kanun metnindeki 'bilerek' ibaresi, olası kastla bu suçun işlenemeyeceğini, failde doğrudan kastın bulunması gerektiğini ifade eder. Fail, yardım ettiği kişilerin bir örgüt mensubu olduğunu ve bu yardımın örgüte gideceğini bilmelidir. 2. **İsteme Unsuru (İrade):** Fail, bu bilgisine rağmen örgüte yardım etmeyi 'isteyerek' fiili gerçekleştirmelidir. 3. **Özel Saik (Amaç):** Yargıtay'a göre fail, sadece yardım fiilini bilip istemekle kalmamalı, aynı zamanda 'örgütün amacını gerçekleştirmesine katkı sağlama' özel kastı (saiki) ile hareket etmelidir. Bu, failin eyleminin örgütsel bir amaca hizmet ettiği bilinciyle yapılmasını gerektirir. Örneğin, sadece insani mülahazalarla yapılan bir yardım, bu özel saik bulunmadığı için TCK m. 220/7 kapsamına girmez. Dolayısıyla, bu suçun manevi unsuru genel kastı aşan, örgütsel amaca hizmet etme iradesini de içeren nitelikli bir kasttır (sen.av.tr/tr/makale/orgute-yardım-sucu-ile-ilgili-son-mulahazalar).