Anayasa Mahkemesi'nin Keskin Kalem Yayıncılık kararında, 5651 sayılı Kanun m.9 uyarınca yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hakimliğinin, uyuşmazlığın esası hakkında 'ilk defa' karar vermesi durumunda, neden üçüncü bir yargılama (denetim) mekanizmasına ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24870

Bu ihtiyacın temel nedeni, adil yargılanma hakkının temel bir unsuru olan 'etkili kanun yolu' hakkını güvence altına almaktır. Mevcut sistemde, ilk erişim engelleme kararı, duruşmasız ve tek taraflı olarak verilir. İtiraz üzerine dosyayı inceleyen diğer sulh ceza hakimi, eğer AYM'nin önerdiği gibi 'çelişmeli bir yargılama' yapar ve tarafların delillerini ilk kez kapsamlı bir şekilde değerlendirirse, aslında uyuşmazlığın esası hakkında 'ilk ve tek' anlamlı kararı vermiş olur. Çünkü ilk karar usuli güvencelerden yoksundur. Bir uyuşmazlık hakkında verilen ilk esaslı karara karşı, bu kararın hukuka uygunluğunu denetleyecek bir üst kanun yolu (istinaf veya temyiz gibi) bulunması, hak arama hürriyetinin ve iki dereceli yargılanma hakkının bir gereğidir. Mevcut sistemde ise, itiraz merciinin kararı kesindir ve başka bir denetime tabi değildir. Bu durum, potansiyel olarak hatalı veya hukuka aykırı olabilecek bir kararın, hiçbir üst merci tarafından denetlenmeden kesinleşmesine yol açar. AYM, bu yapısal sorunu gidermek için, itiraz merciinin kararının da bir üst denetime (istinaf veya temyiz) açılması gerektiğini vurgulamıştır.