5187 sayılı Basın Kanunu m.3, basın özgürlüğünün kullanılmasının 'yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla' sınırlanabileceğini belirtmektedir. Bu sınırlama, bir dava hakkında yayın yasağı kararı verilmesinin dayanağı olabilir mi? Bu hükmün uygulanabilirliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24861

5187 sayılı Basın Kanunu m.3, tek başına bir yayın yasağı kararının doğrudan yasal dayanağı olamaz. Bu madde, Anayasa'nın 13. maddesine paralel olarak, basın özgürlüğünün hangi meşru amaçlarla sınırlanabileceğine dair genel bir çerçeve çizer. 'Yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması' da bu meşru amaçlardan biridir. Ancak bu genel ilkenin hayata geçirilebilmesi için, somut olarak hangi durumlarda, kim tarafından ve hangi usulle yayın yasağı konulabileceğini düzenleyen özel bir kanun hükmüne ihtiyaç vardır. Bu özel hüküm, 5271 sayılı CMK'nın 187. maddesinin 3. fıkrasında yer alan 'Aleniyetin kaldırılması kararının, ancak kamuoyuna duyurulması suretiyle aleniyetin vehametle ihlâl edileceği anlaşıldığında, mahkemece kapalı duruşma içeriği hakkında yayın yasağı konulabilir.' veya 153. maddedeki gizlilik kararı gibi hükümlerdir. Dolayısıyla, Basın Kanunu m.3, bu tür özel hükümlerin anayasal meşruiyetini denetlerken bir ölçüt olarak kullanılır, ancak kendisi doğrudan bir yayın yasağı kararı verilmesine imkan tanıyan somut bir norm değildir.