Anayasa Mahkemesi'nin Ayşe Tezel ve Diğerleri başvurusunda, vakfiyedeki cinsiyet ayrımcılığının 'günümüz kamu düzeni anlayışı' karşısında 'ihmal edilebilir düzeyde' bir kamusal yarar barındırdığı tespiti ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24855

Bu tespit, Anayasa Mahkemesi'nin orantılılık denetiminde kullandığı bir argümandır ve çatışan değerler arasındaki dengeyi ifade eder. Mahkeme, bir yanda 'vakfedenin iradesine saygı' ve 'hukuk güvenliği' gibi meşru kabul edilebilecek kamusal yararları, diğer yanda ise 'cinsiyet temelinde ayrımcılığa uğramama' ve 'mülkiyet hakkından yararlanma' gibi temel hakları tartmıştır. 'Günümüz kamu düzeni anlayışı', Anayasa'nın ve uluslararası sözleşmelerin benimsediği temel hak ve özgürlüklere, özellikle de eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına dayanır. Cinsiyet ayrımcılığı, bu modern kamu düzeninin temelden reddettiği bir olgudur. Bu nedenle Mahkeme, 18. yüzyıldan kalma bir vakfiyedeki vakfedenin iradesini korumanın getireceği kamusal yararın, günümüzün temel bir değeri olan cinsiyet eşitliği ilkesinin ihlal edilmesiyle ortaya çıkan bireysel ve toplumsal zarara kıyasla çok daha zayıf, yani 'ihmal edilebilir düzeyde' kaldığı sonucuna varmıştır. Kısacası, temel haklar karşısında geçmişten gelen bir iradenin korunmasındaki yarar, orantısız derecede düşük bulunmuştur.