Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1891 sayılı kararında, sanık hakkında Diyarbakır'da açılan örgüt üyeliği davasına konu isnatların '03.12.2015 tarihinde yakalanmasından önceki faaliyetlerine ilişkin' olması, davaların birleştirilmesi gerekliliği açısından neden önemlidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24846

Bu bilginin önemli olmasının sebebi, örgüt üyeliği suçunun 'mütemadi (kesintisiz)' bir suç olmasıdır. Sanığın 03.12.2015 tarihinde yakalanması, bu mütemadi suç açısından bir 'fiili kesinti' anıdır. Yani, o tarihe kadar işlediği iddia edilen tüm örgütsel faaliyetler, tek bir üyelik suçunu oluşturur. Kararda belirtildiği gibi, Diyarbakır'daki davaya konu isnatların da bu kesinti anından (yakalanmadan) önceki döneme ait olması, her iki davada yargılanan eylemlerin aslında aynı kesintisiz suçun parçaları olduğunu göstermektedir. Bu tespit, iki davanın konusunun aynı olduğunu ve aralarında hukuki ve fiili bir bağlantı bulunduğunu ortaya koyar. Bu nedenle, 'ne bis in idem' (aynı suçtan iki kez yargılanmama) ilkesi gereğince, mükerrer bir yargılamaya ve cezalandırmaya yol açmamak için bu iki davanın mutlaka birleştirilerek tek bir yargılama yapılması ve tüm delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi zorunludur.