HMK m. 315'e göre, feragat veya kabul beyanının 'hata, hile veya ikrah' (tehdit) gibi irade bozukluğu halleriyle yapıldığı iddiası, ayrı bir dava konusu edilebilir mi?
Evet, edilebilir. HMK m. 315, feragat ve kabulün, 'maddi anlamda kesin hüküm gibi' hukuki sonuç doğuracağını belirttikten sonra, önemli bir istisna getirir: 'İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.' Bu, feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, bu beyanı yaparken iradesinin hata, hile veya korkutma ile sakatlandığını iddia etmesi halinde, bu beyanın iptali için 'ayrı bir dava' açabileceği anlamına gelir. Bu dava, bir tür 'yargılamanın iadesi' davası niteliğindedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-315-feragat-ve-kabulun-kesin-hukum-gibi-sonuc-dogurmasi.html)