Metindeki Yargıtay kararlarına göre, 'hukuki kesinti' ve 'fiili kesinti' kavramları, mütemadi bir suç olan örgüt üyeliğinin ne zaman sona erdiğini belirlemede nasıl bir rol oynar?
Bu kavramlar, mütemadi suçun devam eden niteliğinin ne zaman sona erdiğini ve dolayısıyla suçun ne zaman tamamlanmış sayılacağını belirlemede kritik bir rol oynar. Metindeki Yargıtay kararlarına göre: 'Fiili kesinti', failin örgütle olan bağının eylemli olarak kopmasıdır. Failin yakalanması, tutuklanması, örgütten ayrılması veya örgütün dağılması gibi durumlar fiili kesintiye örnektir. Bu andan itibaren failin örgütsel faaliyeti sona erdiği için temadi de biter. 'Hukuki kesinti' ise, fail hakkında yürütülen ceza muhakemesi işlemleriyle temadinin kesilmesidir. Yargıtay, genellikle sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan bir 'iddianame düzenlenmesini' ve bu iddianamenin kabulüyle kamu davasının açılmasını hukuki kesinti olarak kabul etmektedir. Bazı kararlarda, hukuki ve fiili kesintinin birlikte gerçekleşmesi (yani iddianame + yakalanma/tutuklanma) aranmaktadır. Temadinin kesildiği tarih, hem zamanaşımının başlangıcı hem de o tarihten sonraki eylemlerin yeni bir suç oluşturup oluşturmayacağının tespiti açısından önemlidir.