4721 sayılı TMK m. 229 ve 241, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde 'eklenecek değerler' ve 'üçüncü kişilere karşı dava' kurumlarını düzenlemektedir. Bu hükümlere göre, alacaklı eşin, borçlu eşin yaptığı karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişiye karşı dava açabilmesinin koşulları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #248313

Alacaklı eşin üçüncü kişiye karşı dava açabilmesi (TMK m. 241) için şu kümülatif koşullar gereklidir: 1) Mal rejiminin tasfiyesi sırasında, borçlu eşin kendi malvarlığının veya terekesinin, alacaklı eşin 'katılma alacağını' karşılamaya yetmemesi. 2) Üçüncü kişiye yapılan kazandırmanın, TMK m. 229'da sayılan 'eklenecek değerler'den olması (mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılmış olağan dışı bağışlamalar veya katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler). 3) Alacaklı eş, bu üçüncü kişiden ancak 'eksik kalan miktarla sınırlı olarak' talepte bulunabilir. Bu dava hakkı, alacaklı eşin hakkının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ucuncu-kisilere-karsi-dava/)