HMK m. 37'de, hakimin, reddini gerektiren bir sebep varken bizzat çekilmemesi halinde, taraflardan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabileceği belirtilmiştir. Bu düzenlemenin, HMK m. 34'teki 'yasaklılık' halinden farkı nedir?
İki durum arasındaki temel fark, hakimin tarafsızlığına ilişkin şüphenin derecesi ve usuli sonuçlarıdır. HMK m. 34'teki 'yasaklılık' halleri, hakimin tarafsızlığını mutlak surette ortadan kaldırdığı varsayılan, kesin ve objektif durumlardır. Bu hallerde hakim, talep olmasa bile kendiliğinden çekilmek zorundadır ve yaptığı işlemler sonradan iptal edilebilir. HMK m. 37'nin atıf yaptığı HMK m. 36'daki 'ret sebepleri' ise, hakimin tarafsızlığından 'şüphe duyulmasını' gerektiren, daha yoruma açık durumlardır. Bu hallerde hakim, kendisi tarafsız olduğuna inanıyorsa, bizzat çekilmek zorunda değildir. Davaya bakmaya devam edebilir. Ancak, taraflardan biri, bu şüpheye dayanarak 'ret talebinde' bulunursa, o zaman bu talep incelenir ve hakimin davadan çekilip çekilmeyeceğine karar verilir. Yani yasaklılıkta hakim re'sen çekilirken, ret sebebinde tarafların talebi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-37-hakimin-bizzat-cekilmemesi-hali.html)