Bir sanığın 2012'de örgütsel toplantılara katıldığı ancak 2014'ten sonra örgütsel faaliyetinin bulunmadığı bir durumda, Yargıtay'ın TCK m.30/1'deki hata hükmünün tartışılmasını istemesinin temel mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24819

Bu talebin temel mantığı, suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığını, özellikle de failin 'bilerek' hareket edip etmediğini netleştirmektir. TCK m.30/1, fiilin haksızlık içeriği hakkındaki hatayı düzenler. Örgüte yardım veya üyelik suçunun oluşması için failin, katıldığı yapının bir 'suç örgütü' veya 'terör örgütü' olduğunu bilmesi gerekir. Yargıtay, FETÖ/PDY gibi yapıların niteliğinin kamuoyu tarafından farklı algılandığı dönemler olduğunu kabul etmektedir. 2012 yılında 'cemaat' veya 'hizmet hareketi' olarak bilinen bir yapıya katılan sanığın, o tarihte bu yapının bir terör örgütü olduğunu bilmemesi, dolayısıyla bir haksızlık işlediği konusunda hataya düşmesi mümkündür. Eğer sanık, örgütün gerçek niteliğinin ortaya çıktığı kabul edilen tarihlerden (örneğin 17-25 Aralık 2013 veya 2014 sonrası) sonra bu yapıdan ayrılmış ve faaliyetlerine devam etmemişse, bu durum onun önceki eylemlerini de bir 'hata' içinde gerçekleştirdiğine karine teşkil edebilir. Bu hata, kastı ortadan kaldıracağından, sanığın ceza sorumluluğunu da ortadan kaldırabilir. Bu nedenle Yargıtay, bu tür durumlarda hata hükmünün mutlaka tartışılmasını istemektedir.