CMK m. 70 uyarınca, bilirkişilerin tanıklardan farklı olarak, tanıklıktan çekinme sebepleri dışında 'geçerli diğer sebeplerle' de görüş bildirmekten çekinebilmelerinin ardındaki mantık nedir?
Bu düzenlemenin ardındaki mantık, bilirkişiliğin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Tanıklık, geçmişte görülen veya duyulan bir olayın aktarılmasıdır ve büyük ölçüde hafızaya dayanır. Bilirkişilik ise, özel ve teknik bilgiye dayalı, bilimsel veya teknik yöntemler kullanılarak bir 'görüş ve kanaat' oluşturma faaliyetidir. Bu nedenle, bir bilirkişi, tanıklık için geçerli olan (hısımlık gibi) sebepler dışında, o konuda yeterli teknik donanıma veya güncel bilgiye sahip olmadığını düşünebilir, inceleme konusuyla ilgili vicdani veya bilimsel bir çekincesi olabilir (örneğin, ideolojik olarak karşı olduğu bir konuda görüş bildirmek istemeyebilir). Kanun koyucu, bilirkişinin uzmanlık gerektiren ve tarafsız bir kanaat bildirmesi beklenen görevini layıkıyla yapamayacağını düşündüğü 'geçerli diğer sebeplere' dayanarak çekinebilmesine imkan tanımıştır. Bu, bilirkişi raporunun güvenilirliğini ve doğruluğunu temin etmeyi amaçlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-70-bilirkisilikten-cekinme-bilirkisi-olarak-dinlenemeyenler.html)