İİK m. 40'ta düzenlenen 'icranın iadesi' kurumu hangi durumda devreye girer ve bu süreçte iyi niyetli üçüncü kişilerin kazandıkları hakların durumu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #248147

İcranın iadesi, bir mahkeme ilamının icra edildikten sonra, istinaf veya temyiz kanun yoluyla kaldırılması veya bozulması ve sonuçta aleyhine takip yapılan borçlunun hiç veya o kadar borcu olmadığının kesin bir ilamla tespit edilmesi durumunda devreye girer. Bu durumda, 'ayrıca bir hükme hacet kalmaksızın' yani yeni bir dava açmaya gerek olmadan, yapılan icra işlemleri geriye döndürülür ve borçludan tahsil edilen para veya alınan mallar kendisine iade edilir. Ancak, İİK m. 40'ın son cümlesi önemli bir koruma getirir: 'üçüncü şahısların hüsnüniyetle kazandıkları haklara halel gelmez'. Yani, icra yoluyla satılan bir malı, ihaleye girerek iyi niyetle satın almış olan üçüncü bir kişinin mülkiyet hakkı, ilamın sonradan bozulmasından etkilenmez ve korunur. Borçlu, bu durumda alacağını ancak paraya çevrilmiş bedel üzerinden alacaklıdan talep edebilir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/icranin-iadesi-ve-fazla-yapilan-odeme/)