Metinde yer alan Ceza Genel Kurulu kararında, sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarıyla elde ettikleri iddia edilen parayla alındığı öne sürülen malvarlığı değerleri (Avro, araç, ev eşyası) hakkında mahkemenin 'tarafların hukuk mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetlerine' karar vermesi neden isabetli bulunmuştur?
Bu kararın isabetli bulunmasının temel nedeni, ceza mahkemesinin görevinin mülkiyet uyuşmazlıklarını çözmek olmaması ve elkonulan malvarlığı değerlerinin hukuki statüsünün karmaşıklığıdır. Kararda belirtilen gerekçeler şunlardır: 1) Müsadere Edilemezlik: Suçun mağduru (katılan) belli olduğu için, bu malvarlığı değerleri TCK m.55 uyarınca kazanç müsaderesine tabi tutulamazdı; öncelik mağdura iadedir. 2) Katılana İade Edilemezlik: Bu değerlerin, suçtan elde edilen paranın dönüştürülmesiyle ortaya çıktığı kesin olarak sabit değildi. Bu konuda ciddi bir ispat sorunu vardı ve bu araştırmanın yapılması ceza davasını uzatacaktı. 3) Sanığa/Üçüncü Kişiye İade Edilemezlik: Katılan, bu malların kendi parasıyla alındığını iddia ettiği için, mülkiyet ihtilaflı hale gelmişti. Bu nedenle malların sanığa veya üzerine kayıtlı olan üçüncü kişilere iadesi de mümkün değildi. Bu karmaşık hukuki durum karşısında, mülkiyetin kime ait olduğu yönündeki uyuşmazlığın çözüm yeri hukuk mahkemeleri olduğundan, ceza mahkemesinin tarafları hukuk mahkemesine yönlendirmesi ve 'dava açmakta muhtariyetlerine' karar vermesi en doğru ve isabetli yol olarak kabul edilmiştir.