TCK m. 278'de düzenlenen 'suçu bildirmeme' suçunun oluşabilmesi için, bildirimde bulunmamanın hangi tür suçlara ilişkin olması gerekir ve bu yükümlülüğün istisnaları var mıdır?
TCK m. 278/1, suçu bildirmeme yükümlülüğünü, 'işlenmekte olan' bir suça veya 'işlenmiş olmakla birlikte, neticelerinin sınırlandırılması halen mümkün olan' bir suça ilişkin olarak düzenlemiştir. Yani, tamamen işlenip bitmiş bir suçun bildirilmemesi bu madde kapsamında değildir. Bu yükümlülük herkes için geçerlidir. Ancak, maddenin 2. fıkrası, mağdurun 'onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya zihinsel engelli bir kimse ya da gebe bir kadın' olması durumunda, işlenmiş bir suçun dahi bildirilmemesinin suç oluşturacağını belirterek istisna getirir. Diğer bir istisna ise TCK m. 278/3'te düzenlenmiştir; suçu bildirme yükümlülüğünün, kişinin kendisini veya üstsoy-altsoy ilişkisi bulunan birini veya eş veya kardeşini, ceza soruşturma ve kovuşturmasına uğratabilecek olması halinde, bu yükümlülüğün bulunmadığı belirtilmiştir. Bu, kimsenin kendini ve yakınlarını suçlamaya zorlanamayacağı ilkesinin bir yansımasıdır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/sucu-bildirmeme-sucu/)