HMK m. 190'da düzenlenen 'ispat yükü' kuralı, genel olarak kime aittir? Bu genel kuralın istisnaları var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #248049

HMK m. 190/1, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıadan 'kendi lehine hak çıkaran tarafa' ait olduğunu belirterek genel kuralı ortaya koyar. Bu, TMK m. 6'daki 'Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.' kuralının usul hukukundaki yansımasıdır. Yani, kural olarak herkes kendi iddiasını ispatlamakla yükümlüdür (müddei iddiasını ispatla mükelleftir). Bu genel kuralın istisnaları vardır: 1) Kanuni karineler: Kanunun, belirli bir olgudan başka bir olgunun varlığını çıkardığı durumlarda (örneğin, babalık karinesi), karinenin aksini ispat yükü karşı tarafa geçer. 2) Fiili karineler: Hayatın olağan akışına dayanan ve ispat yükünü yer değiştiren durumlardır. 3) İspat kolaylığı ilkesi: Bazı durumlarda Yargıtay, ispatın bir taraf için çok zor, diğer taraf için çok kolay olduğu hallerde ispat yükünü yer değiştirebilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-190-ispat-yuku.html)