TCK m. 220/6'da yer alan 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır' hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan işlediği bir suçta bu madde uygulanabilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, TCK m. 220/6'nın uygulanabilmesi için, failin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte, örgütün bilgisi ve istemi doğrultusunda, örgütün genel veya özel amaçlarına hizmet edecek şekilde bir suç işlemesi gerekmektedir. Yargıtay, bu hükmün uygulanabilmesi için, fail ile örgüt arasında 'organik bir bağ' olmasa da, en azından bir 'iradi bağ' aramakta, failin örgüt adına hareket ettiğini bilmesi ve istemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sadece örgütün propagandasından etkilenerek veya sempati duyarak, örgütün bilgisi ve talimatı dışında bireysel olarak işlenen suçlarda bu hüküm uygulanamaz. Failin, örgütün bir nevi 'dışarıdaki militanı' gibi hareket etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, sadece işlediği asıl suçtan (örneğin, mala zarar verme, yaralama) cezalandırılır. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/orgut-adina-suc-isleme/)