Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru usulünde, iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralının AİHM içtihatları açısından anlamı nedir?
Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru, Türkiye'deki 'etkili iç hukuk yollarının' tüketilmesinden sonra başvurulabilecek bir kanun yoludur. Metinde de belirtildiği gibi, AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi), Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu 'etkili bir iç hukuk yolu' olarak kabul etmektedir. Bu, şu anlama gelir: AİHS'de güvence altına alınan bir hakkının ihlal edildiğini iddia eden bir kişi, doğrudan AİHM'e başvuramaz. Öncelikle, Türkiye'de bu ihlali giderebilecek tüm idari ve yargısal yolları (ilk derece mahkemesi, istinaf, temyiz) ve en son olarak da Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu tüketmek zorundadır. Ancak Anayasa Mahkemesi'nden de olumsuz bir sonuç alırsa, o zaman AİHM'e başvurabilir. Bu kural, 'subsidiarite' (ikincillik) ilkesinin bir gereğidir; yani temel hak ve özgürlükleri koruma görevi öncelikle taraf devletlerdedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/bireysel-basvuru/anayasa-mahkemesi-yeni-bireysel-basvuru-formu-dilekcesi.html)