Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin, bir site yöneticisine 'hırsızsınız' denilmesini hakaret değil, 'ifade özgürlüğü kapsamında ağır eleştiri' olarak kabul ettiği kararın temel mantığı ne olabilir? Bu tür bir ifadenin hakaret sayılabilmesi için ne gibi ek unsurlar gerekebilir?
Metinde atıf yapılan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/15577 E., 2019/649 K. sayılı kararının temel mantığı, ifadenin kullanıldığı bağlam ve tarafların konumu ile ilgilidir. Site yöneticisi gibi kamusal bir görev ifa eden kişilerin, görevleriyle ilgili olarak daha sert ve ağır eleştirilere katlanma yükümlülüklerinin, sıradan vatandaşlara göre daha geniş olduğu kabul edilir. Eğer 'hırsızsınız' ifadesi, yöneticinin görevini yaparken yolsuzluk yaptığı, paraları zimmetine geçirdiği gibi somut olgulara dayalı bir eleştiri bağlamında söylenmişse, Yargıtay bunu doğrudan sövme olarak değil, yönetime ilişkin bir memnuniyetsizliğin ve yolsuzluk iddiasının sert bir dille ifadesi olarak görmüş olabilir. Bu tür bir ifadenin hakaret (TCK m. 125) sayılabilmesi için, hiçbir somut olguya dayanmaksızın, salt onur, şeref ve saygınlığı rencide etme kastıyla söylenmesi veya kamusal bir tartışma ortamı dışında kişisel bir sataşma niteliğinde olması gerekebilir. Karar, ifade özgürlüğünün, özellikle kamusal görev ifa edenlere yönelik eleştirilerde daha geniş yorumlanması gerektiği ilkesine dayanmaktadır. (Kaynak: mesudebusrakucuk.av.tr/yargitay-hirsiz-kelimesini-hakaret-saymadi/)