HMK m. 264'e göre, hakimin, bir tanığın yalan söylediği veya menfaat temin ederek tanıklık yaptığı konusunda yeterli delil veya emare elde etmesi halinde yapması gereken usuli işlemler nelerdir? Hakimin bu konuda tutuklama kararı verme yetkisi var mıdır?
HMK m. 264, bu durumda hakime iki yetki ve görev vermektedir: 1) Hakim, öncelikle durumu tespit eden bir 'tutanak düzenler' ve bu tutanağı 'derhal Cumhuriyet başsavcılığına gönderir'. Bu, yalan tanıklık (TCK m. 272) suçu için suç duyurusu niteliğindedir. 2) İkinci olarak, hakim, tanığın ve varsa suç ortaklarının 'tutuklanmasına da karar verebilir' ve kovuşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına sevk eder. Evet, Anayasa'nın da verdiği yetki çerçevesinde, hukuk hakimine suçüstü hali sayılan bu durumda yalan tanıklık yapan kişiyi tutuklama yetkisi tanınmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-264-yalan-yere-veya-menfaat-temin-ederek-taniklik-edilmesi-ve-sonuclari.html)