CMK m. 136'da, müdafiin (avukatın) telekomünikasyon araçlarının, savunduğu şüpheli veya sanığa yüklenen suçtan dolayı dinlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu yasağın temelinde yatan ilke nedir ve hangi durumda avukatın iletişimi dinlenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #247959

Bu yasak, 'savunma hakkının kutsallığı' ve 'müdafi-müvekkil arasındaki gizlilik' ilkesine dayanır. Şüpheli veya sanığın, müdafii ile olan iletişiminin denetlenmesi, savunma hakkını özünden zedeler. CMK m. 136, şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında CMK m. 135'teki dinleme hükümlerinin uygulanamayacağını açıkça belirtir. Ancak, bu yasak mutlak değildir. Madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi, eğer avukatın 'kendisi' aynı veya başka bir suçu işleme şüphesi altındaysa ve CMK m. 135'teki diğer dinleme koşulları (katalog suçlar, başka suretle delil elde etme imkanının olmaması vb.) mevcutsa, bu durumda avukatın iletişimi kendi işlediği iddia edilen suçtan dolayı dinlenebilir. Yasak, sadece müdafilik göreviyle ilgili iletişimi korumaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-136-madde-cmk/)