HMK m. 114'te bir dava şartı olarak sayılan 'hukuki yarar' ilkesinin, HMK m. 106'da düzenlenen 'tespit davası' açısından taşıdığı özel önem nedir? Maddi vakıaların tek başına tespit davasına konu edilip edilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #247872

HMK m. 114/1-h, davacının dava açmakta 'hukuki yararının bulunmasını' bir dava şartı olarak düzenlemiştir. Bu ilke, tespit davası (HMK m. 106) için özel bir önem taşır. Zira eda veya inşai dava açma imkanı olan bir kişinin, daha az koruma sağlayan tespit davası açmakta kural olarak hukuki yararı yoktur. HMK m. 106/2, tespit davası açanın, kanunlardaki istisnalar dışında, bu davayı açmakta 'hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır' diyerek bu ilkeyi tespit davası için özel olarak vurgular. Hukuki yarar, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun hemen tespitinde, davacının hakkını koruyacak, tehlikeyi bertaraf edecek bir faydanın bulunmasıdır. HMK m. 106/3 ise, 'Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz' hükmünü getirmiştir. Örneğin 'aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin tespiti' gibi tek bir maddi olgu, bir hukuki ilişkiyle (haksız fiil sorumluluğu gibi) bağlantılandırılmadan tek başına tespit davasına konu edilemez. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/muhdesatin-tespiti-davasinda-hukuki-yarar/)