Şantaj suçu (TCK m.107/2) ile çocuk pornografisi üretme suçunun (TCK m.226/3-1) birlikte işlenmesi mümkün müdür? Yargıtay 12. CD'nin 2022/2670 K. sayılı kararında, mağdur çocuğu korkutarak çıplak fotoğraflarını göndermesini sağlayan sanığın eylemleri nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24787

Evet, mümkündür ve bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanarak her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmelidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/2670 K. sayılı kararında bu durum açıklanmıştır. Sanığın, mağdur çocuğu 'tehdit ve şantajla' korkutması TCK m.107/2'deki nitelikli şantaj suçunu oluşturur. Bu şantaj neticesinde, mağdurun kendi çıplak fotoğraflarını çekip göndermesini sağlaması ise, müstehcen bir ürünün üretiminde çocuğun kullanılması anlamına geldiği için TCK m.226/3-1.cümlesindeki müstehcenlik suçunu oluşturur. Burada, TCK m.44'teki fikri içtima değil, 'gerçek içtima' söz konusudur çünkü sanığın fiilleri farklı hukuki değerleri (cinsel özgürlük/şeref ve müstehcenlikten korunma) ihlal eden birden fazla bağımsız eylemden oluşmaktadır. Dolayısıyla Yargıtay, sanık hakkında hem şantaj suçundan hem de müstehcenlik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.