Şantaj suçu (TCK m.107/2) ile çocuk pornografisi üretme suçunun (TCK m.226/3-1) birlikte işlenmesi mümkün müdür? Yargıtay 12. CD'nin 2022/2670 K. sayılı kararında, mağdur çocuğu korkutarak çıplak fotoğraflarını göndermesini sağlayan sanığın eylemleri nasıl değerlendirilmiştir?
Evet, mümkündür ve bu durumda gerçek içtima kuralları uygulanarak her iki suçtan da ayrı ayrı ceza verilmelidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2022/2670 K. sayılı kararında bu durum açıklanmıştır. Sanığın, mağdur çocuğu 'tehdit ve şantajla' korkutması TCK m.107/2'deki nitelikli şantaj suçunu oluşturur. Bu şantaj neticesinde, mağdurun kendi çıplak fotoğraflarını çekip göndermesini sağlaması ise, müstehcen bir ürünün üretiminde çocuğun kullanılması anlamına geldiği için TCK m.226/3-1.cümlesindeki müstehcenlik suçunu oluşturur. Burada, TCK m.44'teki fikri içtima değil, 'gerçek içtima' söz konusudur çünkü sanığın fiilleri farklı hukuki değerleri (cinsel özgürlük/şeref ve müstehcenlikten korunma) ihlal eden birden fazla bağımsız eylemden oluşmaktadır. Dolayısıyla Yargıtay, sanık hakkında hem şantaj suçundan hem de müstehcenlik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.