Düğünde takılan ziynet eşyalarının mülkiyeti kime aittir? Kadına özgü olan ve olmayan ziynet eşyaları arasında bir ayrım yapılır mı? Yargıtay'ın yerleşik içtihatları bu konuda ne yöndedir?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik sırasında kadına takılan her türlü ziynet eşyası (çeyrek altın, bilezik, takı seti vb.) ona bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır. Bu kuralın istisnaları, eşler arasında aksine bir anlaşmanın varlığı veya o yörede farklı bir adetin (örf ve adet hukuku) bulunmasıdır. Bu durum, kadına özgü ziynet eşyası olarak kabul edilen bilezik, küpe, kolye gibi takılar için geçerlidir. Ancak, erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan (örn: cumhuriyet altını, tam altın) takıların kime ait olduğu ispat edilemezse, bunların eşlerin paylı mülkiyetinde olduğu kabul edilir. Düğün borçları için bozdurulan ziynetlerin, kadın tarafından geri istenmemek üzere kocaya bağışlandığının ispat yükü ise davalı kocaya aittir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/ziynet-esyalarinin-iadesi/ ve zulkufarslan.av.tr/kadina-ozgu-olmayan-ziynet-esyalari/)