Bir sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Ancak aynı davada, bu sanık hakkında tehlikeli maddeleri bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararı, eylemin 'silahlı terör örgütüne silah sağlama' (TCK m.315) suçunu oluşturduğu kabulüyle verilmiştir. Bu durumda bir çelişki var mıdır? Yargıtay 16. CD'nin 2018/1044 K. sayılı kararı bu durumu nasıl çözmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24769

Evet, bu durumda açık bir çelişki vardır. TCK m.315'teki silah sağlama suçu, failin 'örgüt üyesi olmamasını' gerektiren özel bir yardım suçudur. Bir sanık hakkında aynı olay bağlamında hem 'örgüt üyesi olmadığı' gerekçesiyle üyelikten beraat kararı verip hem de 'örgüt üyesi olmayanların' işleyebileceği silah sağlama suçundan mahkumiyet kararı vermek birbiriyle çelişir. Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1044 sayılı kararında, bu çelişki daha karmaşık bir usuli sorunla birlikte ele alınmıştır. Kararda, sanık hakkında aynı suçtan başka mahkemelerde derdest olan dava dosyaları olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, beraat kararının temyiz edilmemesi nedeniyle bu çelişkiye doğrudan müdahale edemese de, derdest dosyaların varlığını bir bozma nedeni saymıştır. Yargıtay, tüm dosyaların birleştirilerek sanığın hukuki durumunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini; bu değerlendirme sonucunda sanığın örgüt üyesi olduğu tespit edilirse TCK m.314/2 ve TCK m.174'ten, örgüt üyesi olmadığı tespit edilirse TCK m.315'ten cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu yolla, eksik araştırma ve çelişkili hüküm sorununun giderilmesi amaçlanmıştır.