Anayasa Mahkemesi'nin 19.08.2020 tarihli iptal kararı, CMK'daki 'basit yargılama usulü'nün istinaf kanun yolu açısından nasıl bir etkileşimi olduğunu ortaya koymuştur ve bu kararın 'sirayet' ilkesiyle ilgisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24765

Anayasa Mahkemesi'nin 19.08.2020 tarihli kararı, basit yargılama usulü uygulanan bir dosyada, bu usule itiraz edilmesi üzerine duruşma açılarak verilen yeni hükme karşı istinaf yolunun kapatılmasını öngören kanun hükmünü iptal etmiştir. Bu kararın 'sirayet' ilkesiyle dolaylı bir ilgisi bulunmaktadır. Metindeki tartışma bağlamında, bir davada bazı sanıklar hakkında basit yargılama usulü uygulanırken diğerleri hakkında genel usul uygulanmış olabilir. Basit yargılama usulü uygulanan ve istinaf hakkı olmayan bir sanık, aynı davadaki diğer sanığın istinaf başvurusu üzerine verilen lehe karardan (örneğin suç vasfının değişmesi, beraat kararı vb.) sirayet yoluyla yararlanabilir mi sorusu gündeme gelir. Metindeki yazarın savunduğu 'kanun yoluna başvuramayanların da sirayetten yararlanması gerektiği' görüşü, bu durumda da geçerlidir. AYM'nin iptal kararı, basit yargılama usulünün kanun yollarını kapatmasının adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu teyit ederek, bu tür durumlarda da sirayet ilkesinin geniş yorumlanması gerektiğini destekler niteliktedir. Lehe bozma, haklarında beraat kararı verilen sanıklara sirayet etmez, çünkü bu karar onlar için lehe bir husus teşkil etmez.