Lehe bozma kararından sirayet yoluyla yararlanan ve daha önce kanun yoluna başvurmamış bir sanık, bozma sonrası yeniden kurulan hükmü istinaf veya temyiz etme hakkına sahip midir? Metinde bu konudaki Yargıtay içtihatları ve yazarın eleştirisini açıklayınız.
Bu konu Yargıtay içinde tartışmalıdır. Metinde atıf yapılan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2017 tarihli bir kararına göre, sirayetten yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır. Bu görüşe göre, sirayet sanığın hükmünün bozulduğu anlamına gelmez, sadece bozma kararının lehe sonucundan yararlandırılır ve ilk hükmü kanun yoluna taşımadığı için yeni hükmü de taşıyamaz. Ancak metinde, aynı dairenin 2006 tarihli daha eski bir kararında tam tersi bir görüş benimsediği ('yeni hükmü... temyize hakkı vardır') belirtilerek içtihat çelişkisine dikkat çekilmiştir. Metindeki yazar, 2017 tarihli kararı eleştirmekte ve doğru olanın, sanığın yeni kurulan hükmü kanun yoluna götürebilmesi olduğunu savunmaktadır. Gerekçesi şudur: Bozma ile önceki hüküm ortadan kalkmış ve yerine tamamen yeni bir hüküm kurulmuştur. Sanığın, hakkında yeni tesis edilen bu hükme karşı kanun yollarını kullanma hakkı, Anayasa m. 36'daki hak arama hürriyetinin bir gereğidir ve bu hakkı kısıtlayan açık bir yasal düzenleme yoktur. Dolayısıyla, sirayetten yararlanan sanık, yeniden kurulan hükmü istinaf veya temyiz edebilmelidir.