Bir sanık ve müdafii, istinabe (talimat) yoluyla dinlenecek bir tanığın dinlenmesine itiraz etmezse, bu durum daha sonra tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasını ortadan kaldırır mı? AYM'nin Ali İlhan Bayar kararındaki yaklaşımını açıklayınız.
AYM'nin Ali İlhan Bayar kararındaki yaklaşımına göre, sanık ve müdafiinin istinabe yoluyla tanık dinlenmesine zamanında ve usulüne uygun bir şekilde itiraz etmemesi, daha sonra bu usulden kaynaklı bir hak ihlali iddiasını zayıflatabilir veya ortadan kaldırabilir. Kararda AYM, başvurucunun ve müdafiinin, tanığın istinabe suretiyle dinlenilmesine karar verilen celsede buna itiraz etmediğini, dolayısıyla bu usule zımnen rıza gösterdiğini dikkate almıştır. Ayrıca, AYM başvuruyu bir bütün olarak değerlendirmiş ve mahkumiyetin sadece bu tanığın beyanına dayanmadığını, tanığın da başvurucu aleyhine net bir beyanda bulunmadığını tespit etmiştir. Sonuç olarak, sanığın ve müdafiinin pasif kalması ve usuli bir imkana zamanında itiraz etmemesi, yargılamanın bütünlüğü içinde açık bir ihlal bulunmadığı durumlarda, başvurunun 'açıkça dayanaktan yoksun' bulunmasına neden olabilir. Bu, sanıkların ve müdafilerinin usuli haklarını yargılama sırasında aktif olarak kullanmalarının önemini göstermektedir. Ancak bu, mutlak bir kural değildir; eğer ihlal bariz ve yargılamanın adilliğini temelden sarsacak nitelikteyse, itiraz edilmemiş olması tek başına ihlali ortadan kaldırmaz.