Ceza muhakemesinde 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkesi nedir ve bu ilkenin tanık beyanları açısından en önemli yansıması olan CMK hükmü hangisidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24745

Delillerin doğrudan doğruyalığı (yüz yüzelik) ilkesi, ceza yargılamasında hüküm verecek olan mahkemenin, yargılamanın taraflarıyla (sanık, katılan) ve delillerle (tanık, bilirkişi, belge vb.) arada herhangi bir vasıta olmaksızın, doğrudan temas kurmasını ifade eder. Hakim, kararını başkasının anlatımına veya bir tutanağa değil, bizzat duruşmada gördüğü, duyduğu ve tartıştığı delillere dayandırmalıdır. Bu ilkenin tanık beyanları açısından en önemli yansıması, CMK m. 217/1'deki 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.' genel kuralı ile CMK m. 210/1'deki özel hükümdür. CMK m. 210/1'e göre, 'Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.' Bu hüküm, belirleyici veya tek delil olan tanık beyanının, doğrudan doğruyalık ilkesi gereği, mutlaka mahkeme huzurunda alınması gerektiğini kesin bir dille ifade eder.