Bir öldürme fiilinde 'tasarlama'nın varlığından söz edebilmek için, öldürme kararının alınması ile fiilin icrası arasında belirli bir sürenin geçmesi tek başına yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, 'sebat ve ısrar' ile 'plan kurma' unsurlarını da dikkate alarak açıklayınız.
Hayır, öldürme kararının alınması ile fiilin icrası arasında belirli bir sürenin geçmesi, tasarlamanın varlığı için tek başına yeterli bir ölçüt değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu süre sadece bir unsur olup, başka koşulların da gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay, geçen bu süre zarfında failin; 1) Kararında Sebat ve Israr Göstermesi: Failin, geçen zamana rağmen öldürme kararından vazgeçmeyip, bu kararında ısrarcı ve kararlı olması gerekir. Eğer fail kararından vazgeçip, sonradan ani bir başka nedenle öldürme fiilini işlerse tasarlama oluşmaz. 2) Ruhi Sükunete Ulaşması (Soğukkanlılık Teorisi): Failin, ilk hiddet anı geçtikten sonra soğukkanlı bir şekilde düşünebilecek bir ruh haline ulaşmasına rağmen kararını devam ettirmesi aranır. 3) Bir Plan Yapması (Plan Kurma Teorisi): Failin bu sürede, fiili nasıl işleyeceğine dair bir kurgu oluşturması, plan yapması (pusu kurma, silah temin etme, uygun zamanı bekleme vb.) ve eylemini bu plana göre icra etmesi gerekir. Dolayısıyla, geçen süre sadece bu diğer unsurların (soğukkanlı düşünme, plan yapma, kararda sebat etme) gerçekleşebilmesi için bir imkan tanıması açısından önemlidir; tek başına tasarlamayı ispatlamaz.