Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.04.2016 tarihli, 2016/189 K. sayılı kararında, sanığın eylemi neden tasarlayarak öldürme olarak kabul edilmemiştir? Kararda, haksız tahrik ile tasarlama arasındaki ilişki nasıl kurulmuştur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, anılan kararda sanığın eylemini tasarlama olarak kabul etmemiştir çünkü tasarlamanın unsurlarından olan 'ruhi sükunete ulaşma' koşulunun gerçekleşmediği sonucuna varmıştır. Somut olayda sanık, olaydan bir gün önce eşini maktulle uygunsuz vaziyette yakalamıştır. Bu olay başlı başına ağır bir haksız tahrik oluşturmaktadır. Maktulün bu olayın hemen ardından, ertesi güne kadar sanığın eşine ısrarla mesajlar atarak kıyafetlerini istemeye devam etmesi, sanığın maruz kaldığı hiddet ve elem etkisinin devam etmesine neden olmuştur. Ceza Genel Kurulu, bu sürekli tahrik hali karşısında sanığın 'ruhi bir sükunete kavuşamayacağını' ve 'öldürme kararını tekrar gözden geçirmek için yeterli bir süre bulunmadan' eylemini gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Dolayısıyla, haksız tahrikin devam eden etkisi, tasarlamanın unsurlarından olan soğukkanlılık ve ruhi sükunetin oluşmasına engel olmuş ve bu nedenle eylem tasarlama olarak nitelendirilmemiştir.