Çocuk pornografisi içeren ürünlerin 'basın ve yayın yolu ile yayınlanması' (TCK m. 226/5) ile bu ürünlerin belirli bir kişiye 'gönderilmesi' (TCK m. 226/3, ikinci cümle 'başkalarının kullanımına sunma') arasındaki fark nedir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2024/404 K. sayılı kararı bu ayrımı nasıl yapmıştır?
İki fiil arasındaki temel fark, içeriğin ulaştığı kitlenin 'belirli' veya 'belirsiz' olmasıdır. TCK m. 226/5'teki 'basın ve yayın yolu ile yayma' suçunun oluşabilmesi için, içeriğin internet sitesi, sosyal medya profili (Twitter, Facebook vb.) gibi platformlar aracılığıyla 'belirsiz sayıda kişinin' ulaşımına ve erişimine açılması gerekir. Amaç, kamusal bir alanda yaymaktır. TCK m. 226/3, ikinci cümledeki 'başkalarının kullanımına sunma' veya 'gönderme' ise, içeriğin belirli bir veya birkaç kişiye, bireysel bir iletişim kanalıyla (örneğin özel mesaj, e-posta) ulaştırılmasıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2024/404 K. sayılı kararında, sanığın montajladığı müstehcen çocuk görüntüsünü, bunu isteyen kişiye 'direkt mesaj yolu ile' göndermesi eylemi, TCK m. 226/5 kapsamında bir 'yayınlama' olarak değil, TCK m. 226/3, ikinci cümle kapsamında 'başkalarının kullanımına sunma' olarak nitelendirilmiştir. Çünkü eylem, belirsiz sayıda kişiye yönelik bir yayın değil, belirli bir kişiye yönelik bir gönderme fiilidir. Bu ayrım, uygulanacak cezanın miktarı açısından (6-10 yıl hapis vs. 2-5 yıl hapis) kritik öneme sahiptir.