ABD merkezli NCMEC (National Center For Missing and Exploited Children) tarafından Türk makamlarına gönderilen bir rapor, bir ceza davasında tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil midir? Yargıtay'ın NCMEC raporlarının delil değeri hakkındaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24737

NCMEC raporu, tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil değildir, ancak çok önemli bir 'başlangıç şüphesi' ve 'delil başlangıcı' olarak kabul edilir. Metinde yer alan Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/21479 K. sayılı kararında da görüldüğü üzere, Yargıtay NCMEC raporlarını delil olarak kabul etmektedir, ancak bu raporların mutlaka yerel makamlarca yapılacak soruşturma ve kovuşturma işlemleriyle desteklenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. NCMEC raporu üzerine kolluk kuvvetleri harekete geçer, şüphelinin adresinde arama yapar ve dijital materyallerine el koyar. Bu materyaller üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda, NCMEC raporunda belirtilen içeriklerin (resim, video) sanığın cihazlarında bulunup bulunmadığı tespit edilir. Eğer rapor, sanığın dijital materyallerinden elde edilen somut bulgularla (örneğin aynı resimlerin bulunması, IP adresinin sanığa ait olduğunun teyit edilmesi) doğrulanırsa, o zaman güçlü bir delil haline gelir. Dolayısıyla, NCMEC raporu soruşturmayı başlatan bir ihbar niteliğindedir ve mahkumiyet için mutlaka sanığın zilyetliğindeki materyallerde yapılacak inceleme ile teyit edilmesi gerekir.