Aynı sanık hakkında, aynı suç örgütüne üyelik iddiasıyla iki farklı şehirde soruşturma yürütülüyor ve bu soruşturmalardan birisi davaya dönüşmüşken diğeri derdest ise, mükerrer yargılamayı önlemek için mahkemenin ve savcılığın izlemesi gereken usul nedir?
Metindeki Yargıtay içtihatlarına göre, bu durumda izlenmesi gereken usul şudur: Yargılamayı yürüten mahkeme (kovuşturma aşamasındaki dosyanın mahkemesi), sanık hakkında aynı suçtan başka bir yerde derdest bir soruşturma olduğunu tespit ettiğinde, mükerrerliğin ve delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinin sağlanması amacıyla o soruşturma dosyasının akıbetini araştırmalıdır. Savcılığın yapması gereken ise, ya mükerrerlik nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermek (CMK m. 172/1) ya da o soruşturma dosyasını da bir iddianame ile davaya dönüştürerek, zaten görülmekte olan dava ile birleştirilmesini talep etmektir. Yargıtay'ın benimsediği en doğru yöntem, derdest olan davalar varsa dosyaların birleştirilmesi, soruşturma aşamasında ise o dosyanın da davaya dönüştürülerek ana dava ile birleştirilmesi ve sanığın tüm eylemlerinin tek bir örgüt üyeliği suçu kapsamında değerlendirilerek tek bir hüküm kurulmasıdır. Bu, 'ne bis in idem' ilkesinin ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir.