5651 sayılı Kanun m.9'da yer alan 'hakimin başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlaması' kuralı, adil yargılanma hakkının hangi temel ilkeleriyle çelişmektedir ve AYM bu durumu nasıl değerlendirmiştir?
Bu kural, adil yargılanma hakkının temel ilkelerinden olan 'çelişmeli yargılama' ve 'silahların eşitliği' ilkeleriyle doğrudan çelişmektedir. Çelişmeli yargılama ilkesi, taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma, yorum yapma ve delillere karşı çıkma imkanı tanınmasını gerektirir. Silahların eşitliği ilkesi ise tarafların usuli haklar bakımından eşit koşullara tabi tutulmasını ve bir tarafın diğerine göre dezavantajlı bir konuma düşürülmemesini amaçlar. 5651 sayılı Kanun m.9'daki usulde ise, talepte bulunan kişinin iddiaları üzerine, karşı taraf olan yayıncıya haber dahi verilmeden, savunması alınmadan, yani tek taraflı bir inceleme ile karar verilmektedir. AYM, bu durumu 'Keskin Kalem' kararında ve önceki kararlarında (örneğin Ali Kıdık) eleştirmiştir. AYM'ye göre bu usul, yargılama hukukunun temel güvencelerini sağlamadığı için ancak 'apaçık bir ihlalin' varlığı gibi çok istisnai durumlarda ve geçici bir tedbir olarak meşru görülebilir. Mevcut uygulamada ise bu istisnai yolun kural haline getirilmesi ve nihai sonuçlar doğurması, adil yargılanma hakkını temelden zedelemektedir.