5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca verilen erişimin engellenmesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen 'itiraz mercii' (diğer bir sulh ceza hakimliği), AYM'ye göre neden 'etkili bir başvuru yolu' olarak işlememektedir?
AYM'ye göre itiraz merciinin etkili bir başvuru yolu olarak işlememesinin temel nedenleri şunlardır: 1) Yetersiz İnceleme: İtiraz mercileri, başvurucuların (erişimi engellenen yayıncıların) iddialarını ve delillerini dikkate almamakta, şikayetlerin özüne ilişkin bir değerlendirme yapmamaktadır. Kararlar genellikle matbu, genel geçer ve gerekçesizdir. 2) Dengeleme Yapılmaması: İtiraz mercileri, çatışan menfaatleri, yani ifade/basın özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkını dengelemeye yönelik bir çaba göstermemektedir. Müdahalenin demokratik toplumda zorunlu ve orantılı olup olmadığını değerlendirmemektedir. 3) Usuli Güvencelerin Sağlanmaması: İlk kararın verildiği usulde eksik olan çelişmeli yargılama, hukuki dinlenilme gibi temel güvenceleri, itiraz aşamasında telafi etme görevini yerine getirmemektedir. 4) Başarı Şansının Düşüklüğü: Kanun maddesinin belirsizliği ve yargısal pratiğin keyfiliği nedeniyle, yapılan itirazlardan sonuç almak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Bu nedenlerle AYM, itiraz yolunun kanunda yer almasının tek başına yeterli olmadığını, pratikte de başarı şansı sunması gerektiğini, ancak mevcut uygulamada bu yolun etkisiz kaldığını ve dolayısıyla etkili başvuru hakkının (Anayasa m. 40) ihlal edildiğini tespit etmiştir.