Ayşe Tezel ve Diğerleri başvurusunda (2018/14186), Anayasa Mahkemesi'nin 'zaman bakımından yetkisi' konusundaki itirazı neden reddettiğini açıklayınız. 1722 tarihli bir vakfiyeye dayanan uyuşmazlık, Mahkemenin 23/09/2012'de başlayan yetki alanına nasıl dahil edilmiştir?
Anayasa Mahkemesi, Bakanlığın zaman bakımından yetkisizlik itirazını reddetmiştir. Mahkeme'ye göre, uyuşmazlığın kökeninin 1722 tarihli bir vakfiyeye dayanması, ihlal iddiasının Mahkeme'nin yetki alanı dışında kaldığı anlamına gelmez. İncelenen konu, vakfiyenin 1722'deki hukuki geçerliliği değil, bu vakfiyeye dayanılarak günümüzde devam eden bir uygulama olan 'galle fazlasının dağıtımı' ve bu dağıtımdaki ayrımcılıktır. Galle fazlasının dağıtımı, tamamlanmış ve geçmişte kalmış bir hukuki olgu değil, 'süregelen bir olgu'dur. Başvurucuların murisinin galle fazlasından yararlanma talebiyle 25/09/2012 tarihinde açtığı dava, AYM'nin bireysel başvuru yetkisinin başladığı 23/09/2012 tarihinden sonra kesinleşmiştir (21/12/2017). Dolayısıyla, ihlal iddiasına neden olan nihai yargısal karar, Mahkeme'nin zaman bakımından yetkisi kapsamında olduğundan, başvuru incelenebilir bulunmuştur.