Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2007/5385 K. sayılı kararında, sanıkların 1 adet el bombası ve 5.670 gr. plastik patlayıcıyı örgütün amaçlarını bilerek bulundurmaları eylemi, neden TCK m. 315 kapsamında değerlendirilmiştir? Bu kararda mahkemenin düştüğü 'suç vasfında yanılgı' nedir?
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2007/5385 K. sayılı kararında, sanıkların eylemi TCK m. 315 kapsamında değerlendirilmiştir çünkü bu madde, silahlı terör örgütünün faaliyetlerinde kullanılmak üzere 'silah, cephane veya benzeri maddelerin... depolanmasını' (bulundurulmasını) özel bir suç olarak düzenlemektedir. El bombası ve plastik patlayıcı, bu tanıma giren 'benzeri maddeler' niteliğindedir. Sanıkların bu maddeleri 'örgütün amaçlarını bilerek' ve 'faaliyetlerinde kullanılmak üzere' bulundurdukları kabul edildiğinden, eylemleri doğrudan TCK m. 315'teki suçu oluşturmaktadır. Mahkemenin düştüğü 'suç vasfında yanılgı', bu özel ve daha ağır cezayı gerektiren hüküm yerine, muhtemelen daha genel olan tehlikeli madde bulundurma (TCK 174) veya genel yardım (TCK 220/7) gibi başka bir suçtan hüküm kurmuş olmasıdır. Yargıtay, eylemin hukuki durumunun TCK m. 315'e göre takdir ve tayini gerektiğini belirterek, suç vasfındaki bu hatayı bozma nedeni yapmıştır.