TCK m. 315'in madde gerekçesinde, bu suçun 'yardım etme' suçunun özel bir şekli olduğu ve bu fiillerin müstakil bir suç olarak tanımlandığı belirtilmektedir. Bu 'müstakil suç' tanımlamasının, suçların içtimaı (özellikle fikri içtima) açısından ne gibi bir sonucu vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24711

TCK m. 315'in gerekçesindeki 'müstakil bir suç olarak tanımlandığı için, sadece bu suçtan dolayı cezaya hükmetmek gerekecektir' ifadesi, bu suçun kanun koyucu tarafından özel olarak düzenlendiğini ve genel yardım etme (TCK 220/7) veya suça iştirak (TCK 39) hükümlerine göre öncelikli olarak uygulanacağını gösterir. Bu, 'özel normun önceliği' ilkesinin bir yansımasıdır. Bir eylem, hem genel anlamda örgüte yardım hem de özel olarak silah sağlama niteliği taşıyorsa, fail sadece TCK m. 315'ten cezalandırılır. Gerekçedeki ifade, bu fiillerin aynı zamanda örgütün işleyeceği diğer suçlara (cinayet, bombalama vb.) yardım etme niteliği taşısa bile, failin bu suçlara iştirakten değil, doğrudan TCK m. 315'ten sorumlu tutulacağını vurgular. Kanun koyucu, silah sağlamanın vahametini dikkate alarak, onu diğer suçlara iştirak ilişkisinden çıkarıp bağımsız ve daha ağır bir suç olarak düzenlemiştir. Bu nedenle, fail hem TCK m. 315'ten hem de yardım ettiği diğer suçlardan dolayı (fikri içtima yoluyla) değil, sadece TCK m. 315'ten cezalandırılır.