Bir sanık hakkında hem Diyarbakır'da hem de başka bir ilde 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan derdest davalar bulunuyorsa, Yargıtay bu durumda nasıl bir usul izlenmesini istemektedir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1891 K. sayılı kararındaki gerekçeyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24710

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1891 K. sayılı kararında, bu durumda 'mükerrer yargılamayı ve cezalandırmayı önlemek' amacıyla özel bir usul izlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Silahlı terör örgütüne üyelik suçu, 'temadi eden' (kesintisiz) bir suçtur. Bu, suçun yakalanma, örgütten ayrılma veya hukuki kesinti (iddianame vb.) anına kadar tek bir fiil olarak devam ettiği anlamına gelir. Sanık hakkında farklı mahkemelerde aynı örgüte üyelikten açılmış davalar varsa, bu davalar arasında fiili ve hukuki bir kesinti olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer kesinti yoksa, eylemler tek bir üyelik suçunu oluşturur. Bu nedenle Yargıtay, bu tür durumlarda derdest olan dava dosyalarının getirtilip incelenmesini ve 'mümkünse iş bu dosya ile birleştirilerek' tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle tek bir karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Eğer diğer dosya kesinleşmişse, onaylı suretinin dosyaya alınıp, mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığının tespiti gerekir. Bu usul izlenmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır.