Bir sanığın eylemlerinde 'devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk' bulunması, o sanığın hukuki statüsünü TCK m. 220/7 (yardım eden) kapsamından çıkarıp hangi suça dahil edebilir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2020/4660 K. sayılı kararındaki bu kritere dayanarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24705

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2020/4660 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, yardım teşkil eden faaliyetlerde 'devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk' var ise, fail artık TCK m. 220/7 kapsamında 'örgüte yardım eden' olarak değil, TCK m. 220/2 kapsamında 'örgüt üyesi' olarak kabul edilebilir. Örgüt üyeliği, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmayı ve örgütsel faaliyetlere organik bir bağ ile katılmayı gerektirir. Bir kişinin örgüte yaptığı yardımlar tek seferlik veya arızi olmaktan çıkıp, sürekli, birden fazla alanda (çeşitlilik) ve etkili bir şekilde (yoğunluk) gerçekleşiyorsa, bu durum failin örgütle organik bir bağ kurduğuna ve hiyerarşik yapıya zımnen de olsa dahil olduğuna işaret eder. Bu durumda, sanığın eylemi artık 'dışarıdan yardım' olmaktan çıkar ve 'içeriden katılım' yani örgüt üyeliği suçunu oluşturur. Bu nedenle mahkemeler, yardımın niteliğini ve sıklığını değerlendirerek doğru suç vasfını tayin etmek zorundadır.