Bir ceza davasında hükümle birlikte adli emanetteki senetlerin 'hak sahiplerine iadesine' karar verilmiş, ancak infaz aşamasında hak sahibinin kim olduğu konusunda tereddüt oluşmuştur. Bu tereddütün giderilmesi için mahkemeye yapılan başvuru üzerine verilen karar temyize tabi midir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2009/8436 sayılı kararının gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #24692

Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2009/8436 sayılı kararına göre, bu tür bir karar temyize tabi değildir. Daire, temyiz edilebilirliğin koşullarını CMK m. 258 ile ilişkilendirmiştir. CMK m. 258'e göre temyiz, ancak CMK m. 256 ve 257 uyarınca (yani esas hükümde unutulan bir müsadere veya iade talebi üzerine duruşma açılarak verilen kararlar) verilen kararlar için mümkündür. Somut olayda ise mahkeme, esas hükümle birlikte iadeye zaten karar vermiştir. İnfaz aşamasında ortaya çıkan tereddüt üzerine yapılan başvuru, CMK m. 256 kapsamında yeni bir talep değil, mevcut hükmün 'ne şekilde yerine getirileceğine' ilişkin bir açıklamadır. Mahkemenin bu başvuru üzerine dosya üzerinden verdiği 'istemin reddine' dair karar, hüküm niteliğinde değildir ve CMK m. 258 kapsamında temyiz edilemez. Bu nedenle Yargıtay, dosyanın gereğinin mahalli mahkemece takdir ve ifası için iadesine karar vermiştir.