Anayasa Mahkemesi *Ayşe Tezel* kararında, vakfiyedeki ayrımcı hükmü ortadan kaldırırken, vakfedenin 18. yüzyıldaki iradesini tamamen yok mu saymıştır, yoksa bir yorum mu yapmıştır?
AYM, vakfedenin vakıf kurma ve mal varlığını belirli bir amaca özgüleme iradesini yok saymamıştır. Sadece, bu iradenin bir parçasını oluşturan ve günümüz anayasal düzeniyle (özellikle cinsiyet eşitliği ilkesiyle) açıkça çelişen "dağıtım şartını" hukuka aykırı bulmuştur. Yani, vakfın varlığını ve genel amacını değil, gelirin dağıtımındaki ayrımcı usulü anayasaya aykırı bularak, bu kısmın uygulanmaması gerektiğine karar vermiştir. Bu, iradenin tamamen yok sayılması değil, anayasal sınırlar içinde yorumlanmasıdır.