Bir hukuk davasında gerekçeli kararın, kısa kararın tefhiminden (yüze okunmasından) itibaren makul bir süre içinde yazılmaması, HMK m. 297 (Hükmün Kapsamı) açısından nasıl bir aykırılık oluşturur?
HMK m. 297/1-e, hükmün 'gerekçeli kararın yazıldığı tarihi' kapsamasını öngörür. HMK m. 294/4 (eski HUMK m. 381/A) ise, nihai kararların tefhiminden itibaren bir ay içinde gerekçesiyle birlikte yazılmasını emreder. Gerekçeli kararın bu süre içinde veya makul bir sürede yazılmaması, öncelikle HMK'nın bu emredici hükümlerine aykırılık oluşturur. Bu durum, tarafların kanun yollarına başvurma haklarını etkin kullanmalarını geciktirir, yargılamanın uzamasına neden olur ve Anayasa Mahkemesi'nin de belirttiği gibi makul sürede yargılanma hakkının ihlaline yol açabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/gerekceli-kararin-gec-yazilmasi/)