Bir ceza davasında avukatın (müdafiin) temyiz süresini (CMK m. 291) kusurlu olarak kaçırması durumunda, sanığın başvurabileceği 'eski hâle getirme' (CMK m. 40) yolu işletilebilir mi? Bu durumda avukatın sorumluluğu ne olur?
CMK m. 40(1)'e göre, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi eski hale getirme isteminde bulunabilir. Vekilin (müdafiin) süreyi kusurlu olarak kaçırması, kural olarak sanığın kusursuz olduğu anlamına gelmez, çünkü vekilin eylemleri müvekkile atfedilir. Ancak, Yargıtay bazı durumlarda vekilin ağır ihmalini sanığın kusursuzluğu olarak değerlendirip eski hale getirme talebini kabul edebilmektedir. Kanun yoluna başvuru hakkının bildirilmemesi durumunda kişi kusursuz sayılır (CMK m. 40/2). Avukatın temyiz süresini kusurlu kaçırması, ayrıca avukatın mesleki (disiplin) ve hukuki (tazminat) sorumluluğunu doğurabilir (Avukatlık Kanunu). Tebligatın vekile yapılması esastır (7201 sayılı Tebligat K. m. 11). (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/avukatin-temyiz-suresini-kacirmasi/)