Kamuoyunda tanınan bir kişiye yönelik 'ultra-ırkçı' gibi bir ifadenin kullanılmasının eleştiri mi yoksa hakaret mi olduğu değerlendirilirken, Anayasa Mahkemesi ve AİHM'nin ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26, AİHS m. 10) ile şeref ve itibarın korunması hakkı (Anayasa m. 17, AİHS m. 8) arasındaki dengeyi nasıl kurduğu göz önünde bulundurulur? (zulkufarslan.av.tr/ultra-irkci-sozu-hakaret-mi/)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #245810

Anayasa Mahkemesi ve AİHM, ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında bir denge kurmaya çalışır. Kamuoyunca tanınan kişilerin (özellikle siyasetçilerin) eleştiriye daha fazla katlanma yükümlülüğü olduğu kabul edilir ve ifade özgürlüğünün sınırları bu kişiler için daha geniştir. Ancak bu, onların şeref ve itibarlarının tamamen korumasız olduğu anlamına gelmez. 'Ultra-ırkçı' gibi bir ifade, eğer somut bir olguya dayanmıyorsa, gereksiz yere saldırgan ve aşağılayıcı ise, kişinin itibarını haksız yere lekeliyorsa ve kamusal bir tartışmaya katkı sunmuyorsa, ifade özgürlüğü kapsamında korunmayabilir ve hakaret/kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilebilir. Mahkemeler, ifadenin içeriği, amacı, söylendiği bağlam ve potansiyel etkilerini dikkate alarak bu dengeyi kurar.