Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2015/9527 E. sayılı kararında, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının 'az da olsa kusurlu' olduğunun tespiti, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının sonucu açısından nasıl bir etki yaratmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #245344

Bu tespit, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının da kabul edilmesi gerektiği sonucunu doğurmuştur. TMK m. 166/2'ye göre, boşanma davası açan davacıya karşı, davalının da bir boşanma davası açması (karşı dava) durumunda, eğer her iki taraf da kusurlu ise ve bir tarafın kusuru diğerinden daha ağır değilse (veya davacının az kusurlu olduğu anlaşılırsa), hakim her iki davanın da kabulüne karar verebilir. Kararda, kadının az da olsa kusurlu olması, erkeğin de dava açmakta haklı olduğunu göstermiş ve bu nedenle onun karşı davasının reddedilmesi hatalı bulunarak bozulmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-235-hasta-veya-engellilerin-mahkeme-disinda-yemini.html)