Bir trafik kazası sonucu, alkollü olduğu tespit edilen sürücünün eyleminin 'taksirle yaralama' suçunun hangi şeklini (basit taksir mi, bilinçli taksir mi) oluşturacağının belirlenmesinde, sadece alkollü olmak yeterli bir kriter midir?
Hayır, tek başına yeterli bir kriter değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bilinçli taksirin (TCK m. 22/3) varlığı için failin neticeyi öngörmesi ancak istememesi gerekir. Sürücünün sadece alkollü olması değil, bu alkolün etkisiyle trafik kurallarını (hız, şerit, geçiş önceliği vb.) ihlal edip etmediği, kazanın meydana gelmesinde bu kural ihlalinin nedensel bir rol oynayıp oynamadığı değerlendirilmelidir. Eğer alkollü sürücü, tüm trafik kurallarına uymasına rağmen kaza kaçınılmaz ise basit taksirden, hatta kusursuzluktan bahsedilebilir. Ancak alkolün etkisiyle öngörülebilir bir neticeye neden olacak şekilde kural ihlali yapmışsa, eylem bilinçli taksir olarak kabul edilir ve cezası artırılır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/surucunun-alkollu-olmasi/)