Taksirle yaralama suçunda (TCK m. 89), sürücünün alkollü olmasının, suçun manevi unsuru (basit taksir / bilinçli taksir) üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #245239

Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, bir sürücünün sadece alkollü olması, tek başına eyleminin 'bilinçli taksirle' işlendiği anlamına gelmez. Bilinçli taksirin kabulü için, failin neticeyi öngörmüş olması gerekir. Eğer sürücü, alkollü olmakla birlikte trafik kurallarına uygun davranmış ve kaza, tamamen karşı tarafın kusurundan kaynaklanmışsa, sürücüye ceza verilmeyebilir. Ancak, sürücü alkolün etkisiyle trafik kurallarını (hız sınırı, şerit ihlali vb.) ihlal etmiş ve bu ihlal sonucu öngörülebilir bir kazaya neden olmuşsa, bu durum 'bilinçli taksir' olarak kabul edilir ve TCK m. 22/3 uyarınca cezası artırılır. Yani alkol, kural ihlaline neden olduğu ölçüde bilinçli taksirin varlığına işaret eder. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/surucunun-alkollu-olmasi/)