Meşru savunmada (TCK m. 25) 'sınırın aşılması' (TCK m. 27) ile meşru savunmanın koşullarında 'hata' (TCK m. 30) arasındaki temel fark nedir? Çevredeki ilgisiz kişilere zarar veren bir failin, meşru savunmada hata iddiası neden kabul görmeyebilir?
Temel fark şudur: 'Sınırın aşılması'nda, meşru savunma koşulları (haksız saldırı) mevcuttur, ancak savunma orantısızdır ve bu orantısızlık 'heyecan, korku veya telaş'tan kaynaklanmaktadır. 'Hata'da ise, ortada gerçek bir meşru savunma durumu yoktur, fail yanlış bir algı ile (hataen) meşru savunma koşullarının var olduğunu zannederek hareket etmektedir. Çevredeki ilgisiz kişilere zarar veren bir failin meşru savunma iddiası kabul görmeyebilir çünkü meşru savunma, sadece 'saldırıya ve saldırgana' karşı yapılabilir. Saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü kişilere yönelen eylemler, savunma kapsamında değerlendirilemez ve bu kişilere verilen zarar açısından meşru savunma veya hata hükümlerinden yararlanılamaz. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/mesru-savunmada-hata-iddiasinin-degerlendirilmesi/)