TCK m. 23'te düzenlenen 'Netice sebebiyle ağırlaşmış suç' kurumunun, ortaçağ hukukundan kalma 'versari in re illicita' (hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır) anlayışından temel farkı nedir? Bir kişinin bu ağırlaşan neticeden sorumlu tutulabilmesi için aranan asgari kusur derecesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #245205

Temel fark, kusur ilkesinin benimsenmiş olmasıdır. 'Versari in re illicita' anlayışı, bir kişinin hukuka aykırı bir fiile başladığında, kastetmediği daha ağır sonuçlardan dahi objektif olarak sorumlu tutulmasını öngörür. Modern ceza hukukunun reddettiği bu anlayışın aksine, TCK m. 23, failin kastedilenden daha ağır veya başka bir neticeden sorumlu tutulabilmesi için, bu ağırlaşan netice bakımından 'en azından taksirle' hareket etmesi gerektiğini şart koşar. Yani, ağırlaşan netice faile objektif olarak yüklenemez; failin bu netice açısından en azından öngörülebilirliği ihlal etmiş olması (taksirli olması) gerekir. Bu, kusursuz ceza olmaz ilkesinin bir gereğidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/neticesi-sebebiyle-agirlasmis-suc-yargitay/)